Birçok tarihi bina gibi, Schaumburg Şatosunun da olaylarla dolu bir geçmişi bulunmaktadır. Bir yönetim merkezi ve bu şekilde sahibinin Balduinstein’daki topraklar ve halk üzerindeki gücünün bir sembolü olmanın yanı sıra, şatonun duvarları insanlar için barınak olarak da kullanılmıştır. Bunun dışında, şatonun duvarları ve kuleleri saldırılara karşı korunmak için tasarlanmış ve sahibinin zenginliğini ve kendini savunma isteğini göstermektedir.

İlk yapımına 915 yılında başlandığı düşünülen şato, o yıllarda Schauenburg ve ya Schowenburg ismiyle adlandırılıyordu. Schaumburg adına ise resmi belgelerde ilk kez 1197 yılında rastlıyoruz. Schaumburg, o dönemlerde eşi büyük bir savaşçı olan ve haçlı seferlerinde, kutsal topraklarda ölen Elysa Comitissa Dicta de Schwonburg’un mülkiyetinde bulunmaktaydı. İlerleyen dönemlerde Leiningen - Westerburg Kontları’na ev sahipliği yapacak ve toplam 377 yıllık bir hükümdarlığa tanıklık edecektir. 1640 yılına geldiğimizde şato Kont Holzappel ve eşi Kontes Agnes’in hükümdarlığındadır. Çocukları Elisabeth Charlotte büyük bir kutlamayla Nassau Prensi Adolf ile evlendiğinde Avusturya İmparatorluğu’nun bir kolunun tohumlarını oluşturacaklarından elbette ki habersizdiler. Kont Holzappel vefat ettiğinde, muazzam bir malvarlığı bıraktı ki bu o zamanlar 1.386.000 imparatorluk sikkesi tutarında akla hayale sığmayan bir rakamla ifade ediliyordu. Şato da tek varisi Elisabeth Charlotte’ye geçti ve Avusturya İmparatorluğunun kuruluşuna tanıklık etti.

1848 yılında  Arşidük Stephan von Österreich’in  şatoyla birlikte, aynı adı taşıyan Schaumburg yönetimini de devralmıştır. 1866 yılından sonra, Schaumburg Baronluğu Prusya’nın (Hessen-Nassau bölgesi) bir parçası olmuştur. Günümüzde Schaumburg Şatosu Rheinlad-Pfalz eyaletinde bulunan Balduinstein kasabasında yer almaktadır. 

Arşidük Stephan von Österreich’ın isteği üzerine, İngiliz yeni gotik mimarisine uygun olarak Wiesbaden’li mimar Carl Boos’un planlarına göre 1850 – 1857 yılları arasında restorasyona gidilen şatonun neredeyse bütün bahçeleri ile iç, dış cepheleri ve mermerleri tamamıyla yenilenmiş ve şato bugünkü şeklini almıştır. 

İkinci dünya savaşından hemen önce turistik gezilerin gözde mekânı olan görkemli şatoya ziyaretçiler Pazar günleri büyük bir akın şeklinde trenlerle taşınıyordu. 1940’lardan itibaren toplantılar, kutlamalar, bayramlar ve yılbaşı baloları için seçkin bir etkinlik mekânı olan şato 2. Dünya savaşının bitiminden hemen sonra, yani 1947’den itibaren, otel ve 50’li yıllardaki açlık döneminde bakıma muhtaç ve yetersiz beslenen çocuklar için bir sanatoryum işlevi görmüştü. En son Waldeck ve Pyrmont Prensi Prens Josias yaşlılık dönemini geçirmiş ve Schaumburg şatosunda 1967 yılında hayata gözlerini yummuştur. Oğlu Prens Wittekind’e (aynı zamanda Adolf Hitler in vaftiz oğlu) miras kalan şato, yüksek giderleri sebebiyle 1983 de satılmış ve 2012 yılına kadar birçok el değiştirmiştir.

Şato, Yaklaşık 160.000 m2 büyüklüğündeki bir ormanın içinde, tam tepede kuruludur; muhteşem bir siluet vermektedir ve çok iyi kondisyondadır.  

Tüm Avrupa’nın finans merkezi sayılan Frankfurt’a 70, Frankfurt havalimanına 50 km. mesafede bulunmaktadır. Balduinstein kasabasına 2km.uzaklıktadır. Kuşbakışı gördüğü Lahn nehri, Almanya’nın en büyük nehirlerinden biri olmakla birlikte yat seyahatine müsaittir.